|
| |
 |
Doğu Anadolu'da Masa Tenisi
Tufan YALÇIN
|
|
|
Spor yapmaya ve yaptırmaya gönül vermek... İstemek ve mücadele etmek.... Kim için derseniz ilk önce kendiniz sonra vatanınız için.... Kriter zaten belli...Spora başlarken iyi bir sporcu olmak, çok gelişip milli takımda ülkemizi oyuncu olarak temsil etmek....Belki daha sonra antrenör olarak oyuncu yetiştirmek ve ülkemizi antrenör olarak temsil etmek....
Peki ülkemize oyuncu ve antrenör yetiştirmek için devlet ne yapmalı? Türkiye Masa Tenisi Federasyonu nasıl destek vermeli? En önemlisi başarıyı nerede bulacağımıza nasıl karar verilmeli? Büyük şehirlere mi yatırım yapılmalı yoksa bölge bölge destek mi ayrılmalı?
Devlet olarak yatırım büyük şehirlerimize zaten yapılıyor. Sadece İstanbul’un nüfusuna bakacak olursak bütün doğu ve güneydoğu bölgemizin tamamına yeter. Ankara bile bana göre bir başkent olmasına rağmen çok yetersiz. İnanın masa tenisi oynamak istediğinizde "hadi gidelim" diyebileceğiniz yer bir elin parmaklarını geçmez. Federasyon zaten devlet bütçesine ve sponsorlara bakıyor. Son yıllarda gelişim gözle görülebiliyor. Doğu illerimizde masa tenisinin gelişmesi için çok çaba ve imkan sunuluyor. İl temsilcileri ve il antrenörlerine hem faaliyet hem de malzeme açısından destek sağlanıyor. Artık süper lig ve diğer alt lig maçları doğu illerimize daha fazla veriliyor.
Ülkemizde masa tenisi her zaman Batı bölgelerimizde söz sahibi olmuş ve son zamanlarda Akdeniz Bölgesindeki şehirlerimizde başarılı gelişmeler yaşanmaya başlanmıştır.
Taş sallayan ellere raket
Peki ya doğu illerimiz? Yıllardır imkansızlıklarla, işsizlikle, yoksullukla ve en önemlisi terörle savaşan bölgelerimiz... Türk Sporu’nun her branşta bu kesimde hali belli. Ancak imkan sağlanır ve destek verilirse çok iyi sporcular çıkacağına eminim. Bırakın ülkemizi tüm dünyada söz sahibi olacak varoş kesimden ama çok hırslı ve bilinçli sporcular iyi antrenörlerle yetişecektir. Devlete taş atan, sapan sallayan minik eller neden raket sallamasın. Bu aralar araba lastikleri toplatılıyor ve karşılığında para veriliyor. Neden raket lastiği verilmesin çocuklara...Geniş bir alan yaratılıp antrenman masaları konulabilir. Düzenli spor yaptırılırsa, yasadışı gösteriler yapılırken büyük bir çoğunluk antrenmanda olur. Çok iyi sporcular yetiştirilebilir ve maddi destek olarak zaten kazanacaklardır. Diğer çocuklar ve aileler de çocuklarını kendileri getirmeye başlayacak, sokaklardan kurtarıp spora yönlendirecek ve çocuklarının başarılı olmasını isteyeceklerdir.
Başarıda Elazığ modeli
Sadece buna inanmak gerekli.Yazımı okurken bile "evet be olur tabi" veya "doğudan bir şey olmaz, yatırımlar boşa gider" diye düşünenleriniz olabilir. O zaman Elazığ ilimize bir bakalım.
Bu ilimizde masa tenisine gerçekten gönül vermiş ve çok seven bir antrenör olan Hasan ERSÖZ uzun yıllar önce milli takıma oyuncular yetiştirdi. Ancak aktif olarak antrenörlüğü bıraktı ve Elazığ uzun bir süre masa tenisinden uzak kaldı.
2004 yılında Elazığ masa tenisi il temsilcisi olarak Mustafa AKGÜN göreve başladı. Alt yapı için bir okulla anlaştı. Bu okul voleybolda Türkiye şampiyonluğu olan ve ekonomik düzeyi düşük öğrencilerin okuduğu bir okul. Ama imkanları az olsa da spora önem veriyor. Masa tenisinin bir spor değil, bir oyun olarak görülmesi nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşanıyor. Sponsor ve kulüp desteği bulunamıyor. İşadamlarından da fayda gelmiyor ilk planda. Okula standartlara uygun masa bile alınamıyor.
Sonrasında il temsilcisi profesyonel masa tenisi ile tanışmış insanların peşine düşüyor. Hepsine bir şekilde ulaşıyor ve bunları yeniden kazanmak için kurumlar ve kuruluşlar ligini organize ediyor. Yıllar sonra yeniden masa tenisine dönüş yapan insanlar yavaş yavaş minik sporculara da destek olmaya başlıyorlar. Böylece ekonomik sıkıntılar bir bir aşılıyor. Bu gün Elazığ’da bulunan yaklaşık 100 sporcunun altyapısında işte bu Kuruluşlar Arası Masa Tenisi Liginin katkısı çok büyük. Bugün geleneksel hale gelmiş olan kurumlar ligi, 24 takımla (nüfusa oranlandığında) hala ülkemizin en büyük liglerinden biri olma özelliği taşımakta ve altyapıdan sporcu yetiştirir gibi, gönüllü olarak masa tenisine destek olacak işadamları yetiştirmektedir.
Sporculara gelince, 2004'te göreve gelen Mustafa AKGÜN ilk yıllarda gittikleri D grubu maçlarında, kurayla oluşturulan ilk 3'lü gruplardan dahi çıkamadıklarını ifade ediyor. Bugün gelinen noktada ise, ilköğretim okulunun kendi takımı, geçen sene Türkiye şampiyonu olan takımla kurada eşleşerek talihsiz bir şekilde çeyrek finalde elendi. Kulüp olarak ise, yıldızlarda ve miniklerde her sene 2-3 takımla D grubunu temsilen Türkiye şampiyonasına gidiyor.
Elazığ ilimizdeki bu gelişmeleri gördükçe benim doğu illerinden beklentilerim artıyor ve ümitlerim yeşeriyor.Mustafa AKGÜN elbette Federasyondan destek alıyor ama hala çabalıyor. Sponsor olarak destek arıyor ve çalışıyor. Kurumlar ligi kuruyor. Belki yetiştireceği küçük masa tenisçiler ile bir İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e, Adana’ya vs... meydan okuyacak. Sadece alt yapı ile değil Türkiye 1. liginde bayan takımı ile mücadele veriyor. Ayrıca "mtelazıg.com" adresini ziyaret ederseniz Elazığ’da masa tenisi ile ilgili tüm haber ve bilgilere ulaşabileceğiniz bir site olduğunu göreceksiniz. Başarılar geldikçe yerel televizyon ve gazetelerde de ilgi odağı haline gelmiş Elazığ’da masa tenisi. Ne güzel, kutluyorum emekleri geçenleri, spora gerçekten hizmet verenleri.
Umarım diğer şehirlerimizdeki masa tenisi ile ilgili böyle özverili ve emek veren sporcularımızın ve antrenörlerimizin Türk sporu için gösterdikleri fedekarlık ve emeklerinin haberlerini buradan yazmaya devam ederim. Zira hem ülkemiz, hem de masa tenisinin gelişmesi açısından buna çok ihtiyacımız var. |
|
|
| |
|
|
 |
| |
Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz. Shakespeare |
| |
 |
| |
|